• * Lütfen en az 5 karakter kullanınız.
  • * En az 8 karakter olmalıdır.
  • Lütfen kullanıcı adı ya da e-posta adresinizi girin. Yeni parola oluşturabilmeniz için e-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız.

Güne metabolizmamızı hızlandırarak başlamamızı sağlayan sabah ritüelleri

  • Beğen
    Loading...

‘’Her sabah iki seçeceğiniz vardır;

Rüyalarınla birlikte uyumaya devem et ya da

Uyan ve rüyalarının peşinde koş!’’

-Carmelo Anthony

Aslında her sabah; bizi hayallerimize bir adım daha yaklaştıran yeni bir başlangıç, yeni bir şanş! Bu başlangıçta minik değişimlerle doğru adımlar attığımızda metabolizmamızı destekleyerek hiç olmadığı kadar zinde hissedebiliriz!

Hadi başlayalım!

1.Sirkadiyen ritmini hisset!

Yoğun hayat tempomuz sebebiyle zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyor ve uyku düzenimizi oturtamıyor olabiliriz.

Daha etkili çalışan bir metabolizma ve daha zinde bir yarın için ‘’uyku düzenine’’ öncelik vermemiz gerekiyor; çünkü vücudumuzdaki her sistemin belli bir çalışma saati var. Ayrıca kaliteli uyku sırasında tokluk hormonu, büyüme hormonu gibi önemli hormonlarımızı salgılıyoruz. Geç yatıp geç kalktığımız durumlarda hormonlarımızın düzenini de negatif etkileyebiliyor ve ödem ile de bağdaştırılan kortizol hormonunun daha fazla salgılanmasına sebep olabiliyoruz. Anlayacağınız; güne daha zinde başlamanın ilk yolu kaliteli bir uyku düzeninden geçiyor.

Baktık geç yatmaya alışmışız, yatmadan önce papatya/melisa çayının sedatif etkisi ile kaliteli uykumuza kavuşabiliriz.

Gece yatmadan önce klasik müzik + sedatif bir bitki çayı = mis gibi bir uyku = daha zinde bir yarın!

2.Su içmeyi unutma!

Uyuyan vücudumuzu uyandırmanın en güzel yolu, vücudumuza en iyi gelen içecekten geçer: SU! Güne susuzluğumuzu gidererek başladığımızda hem metabolizmamızı destekleyecek, hem de çok daha tok hissedeceğiz! Eğer reflü gibi herhangi bir mide rahatsızlığımız yoksa suyumuza 1 çay kaşığı elma sirkesi, biraz limon ve (kan sulandırıcı ilaç kullanmıyorsak)1 çay kaşığı kadar taze zerdeçal rendesi ekleyebiliriz. Böylelikle yağ yakımı metabolizmamızı hızlandırırken bağışıklığımızı da güçlendirebiliriz!

3.Hareket ekle!

‘’Ayçacığım, az önce yoğun tempo diyorduk, hareket ekle nereden çıktı?’’ Dediğinizi duyar gibiyim. Aslında çoğumuzun en büyük eksikliği hareketsizlik, buna ben de dahil! Spora sadece haftada 1-2 gün zaman ayırabiliyordum. Bu nedenle kendime meydan okudum ve yeni bir hareket alışkanlığı edindim. Her sabah 10-15 dakika da olsa esneme, güneşi selamlama olsun en sevdiğim egzersizlerimi yapıp güne o şekilde başlıyorum.

‘’Bir sıfırdan büyüktür’’ diyerek başladığım bu alışkanlığımın en büyük faydası güne çok daha enerjik başlamak oldu! Sizler de sabahlarınıza 10-15 dakika da olsa bir hareket eklediğinizde çok daha iyi hissedeceğinize eminim!

Bu sadece iyi hissetmemizi sağlamıyor, aynı zamanda kan akışımızı hızlandırarak oksijen kullanımımızı destekliyor ve metabolizmamızı da hızlandırmış oluyoruz! Ayrıca düzenli egzersiz alışkanlığımız sayesinde kas kütlemizi artırabiliriz. Kas kütlesinin artışı ise metabolizma hızının artmasına doğrudan katkı sağlayacaktır. Dolaylı yoldan azalan yağ yüzdemizden bahsetmiyorum bile!

Aç karın ile hareket edemem diyorsanız; spor öncesinde kuru meyve ve kuru yemiş ikilisine bir şans tanıyın derim! Spor sonrasında ise güzel bir kahvaltı bizi bekler!

Kuru yemiş demişken Serotoninden bahsetmeden olmaz! Serotonin; mutluluk hormonu olarak da bildiğimiz duygu, durum ve davranışlarımız üzerinde etkili olan nörotransmitter bir maddedir. Yeterli salgılandığında ruh halimizi olumlu yönde etkiliyor, canlılık ve mutluluk hissi veriyor!

Serotonini doğrudan besinlerle alamıyoruz; ancak “triptofandan” zengin besinler sayesinde vücudumuzda sentezini sağlayabiliyoruz. Triptofan bu nedenle kuru yemişlerde de bol miktarda bulunan, serotonin sentezinde önemli rol alan, çok değerli bir aminoasit. Triptofanı da vücüdumuzda sentezleyemiyoruz, dengeli beslenmemizle alıyoruz. Ve böylelikle bir taşla iki kuş vurmuş oluyoruz.

4.Güneş girmeyen eve doktor girer!

Uykumuzu aldık, susuzluğumuzu giderdik, güzelce sporumuzu yaptık. Şimdi bunu bir üst seviyeye çıkarma zamanı! Eğer hava güneşliyse 10.00’a kadarki güneşin birkaç dakikalığına da olsa tadını çıkarmaya ne dersiniz? Doğrudan sabah güneşi almak, gözün retina bölgesine sinyal göndererek uyku hormonu olarak da bilinen melatoninin yeniden düzenlenmesini sağlar. Böylelikle uyanma işlemi tam anlamıyla tamamdır! Bu işlem hem o akşamki uykumuza destek olacak, hem de gün içerisindeki enerji seviyemizi geliştirecektir.

Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya Yeni Alem Yeni Dünya