Gebelik diyabeti ve beslenme

Gebelik diyabeti ve beslenme

Gestasyonel Diyabetes Mellitus gebelik sırasında tanımlanan glikoz intoleransıdır. Anne ve bebek için uzun ve kısa vadeli birçok komplikasyona neden olmaktadır. Dünya genelinde GDM prevelansı gebeliklerin %1 ila 14‘ü arasında değişmektedir. Son 20 yıldır GDM prevalansı birçok popülasyonda önemli ölçüde artış göstermiştir. Bu durumun obezite prevalansındaki artışla birlikte artmaya devam edeceği tahmin edilmektedir. Prevelansın artışı, değiştirilebilir risk faktörlerini kontrol altına alarak birincil korunma, hastalık oluşumunu azaltabilir; erken tanı ve önlemler ile komplikasyonlar engellenebilir.

Gebelikte glukoz intoleransı olarak tanımlanan gebelik diyabeti (GDM) anne ve fetüs için kısa ve uzun vadeli olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirilmektedir. GDM, hem anne hem de bebek sağlığında olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. GDM‘li kadınların %50‘sinde gebelikten sonraki 5 – 10 yıl içerisinde Tip 2 Diyabet gelişmektedir. GDM’li annelerden doğan çocuklarda, obezite ve Tip 2 diyabet riskinde artış rapor edilmektedir.

Gebelikteki hiperglisemik intrauterin ortam yavruların büyük, makrosomik olması ve çeşitli doğum problemlerine neden olmaktadır. Yenidoğanda şişmanlık, bozulmuş glikoz toleransı ve vasküler bozukluklar gibi çeşitli sorunlar gelişebilmektedir. GDM’yi önleme, obezite ve şeker hastalığının nesiller arası kısır döngüsünü durdurmak için önemli bir adımdır.

GDM için risk faktörleri; yaş, obezite, fiziksel hareketsizlik, ailede tip 2 diyabet öyküsü, makrozomik bebek öyküsü ve önceki gebelikte GDM hikayesi ile ilişkilendirilmektedir. Annenin gebelik öncesi ve gebelik döneminde beslenme durumu GDM gelişimini doğrudan etkilemektedir. Yapılan çalışmalar batı tarzı beslenme alışkanlıklarının GDM riskini artırdığını bildirmiştir.

GDM için diyetsel risk faktörleri hayvansal protein alımının yüksek olması, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin fazla olması, doymuş yağ tüketiminin ve günlük enerjinin doymuş yağdan karşılanma oranının fazla olması, posa alımının düşük olması, günlük diyetin glisemik indeksinin düşük olması, trans yağlar ve rafine şeker tüketimi arasında belirlenmiştir. Çalışmalar çeşitli bileşenlerden bağımsız olarak meyve, fındık, soya, ve tahıl tüketiminin GDM riski üzerinde olumlu etkileri olduğunu bildirmiştir.

GDM‘nin önlenmesinde diyet kalitesinin önemi vurgulanmaktadır. Akdeniz ve DASH sağlıklı diyet uygulamaları GDM gelişimini engelleyebilir. Batı tarzı diyet düzenlerinin GDM gelişimi üzerinde doğrudan olumsuz etkilerinin olduğu bildirilmiştir. Akdeniz Diyeti’ne uygun beslenme düzeninin GDM riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Bu diyette ağırlıkla yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, beyaz et grubu besinler, rafine edilmemiş tahıllar ve yüksek posa tüketimi yer almaktadır.

Doğurganlık çağındaki kadınların gebelik öncesi ve gebelik sürecinde beslenme eğitimi alarak, beslenme düzenleri programlanıp, ağırlık kazanımlarının kontrol altına alınmasıyla GDM‘nin önlenebileceği bildirilmektedir. Aynı zamanda gebeler için risk oluşturmayacak hafif egzersizler (yürüyüş, hafif aerobik, yoga, yüzme vb.) sağlıklı ve keyifli bir gebelik için sıklıkla önerilmektedir.

Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir